Geçen gün
Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe arkeolojik kazı alanıyla ilgili bir dokümanter
seyrettim. 12 Bin yıl önce, daha ortada hiçbir peygamber, tapınak falan
yokken, insanlar doğadan iyice korkmaya
başlamışlar ve sanırım illallah diyip din diye bir şey icat etmişler. Daha tarım bile yapamayan avcı ve toplayıcı
insanlar 7 tonluk yekpare taşları oyup, üzerlerine şekiller yaparak dairesel
tapınaklar inşa etmişler. Hem bir tane de değil, onlarca adet. Kazı alanının
çok küçük bir kısmı ortaya çıkarılabilmesine rağmen bulunanlar tüm
antropoloji, dinler ve inanış tarihini
değiştirecek nitelikte.
İşin bu kısmı Dünyamızdaki din ve inanış mafyası tarafından ne kadar kabul görür bilemem ama, benim asıl ilgimi çeken şey Göbeklitepe’deki ana tapınağın akıbeti.
İşin bu kısmı Dünyamızdaki din ve inanış mafyası tarafından ne kadar kabul görür bilemem ama, benim asıl ilgimi çeken şey Göbeklitepe’deki ana tapınağın akıbeti.
Bu icat
edilen tarih öncesi din öyle kabul görmüş ki, bir süre sonra ana tapınağı
ziyaret eden çevre insanları her Allahın günü yol gidip gelmekten bıkmışlar ve
kendi yerleşkelerinde de ana tapınağın minyatür kopyalarını, yani bir nevi
şapeller, yaparak kendi bölgelerinde de
şubeler açmışlar. Halka hizmet anlayışı o zaman başlamış sanırım; Her gün ta
Göbeklitepe’ye taşınacağına, oranın esnafını zengin edeceğine, arka sokaktaki tapınağa gidip yerel ekonomiyi
canlandırsın aziz vatandaşlarımız demişler. Yani dini
ticarete alet etmek bugün icat olmamış, 12 bin yıl önce atalarımız hem tapınır,
hem ekmeğini yeriz bu işin diye düşünmüşler; Yemişler de… Nereye kadar? İşte
zurnanın zırt dediği yer de orası zaten. Arkeologların bulguları yorumlamasına
göre, tapınak inşa edildikten yaklaşık 1000 yıl sonra üzeri toprakla
kapatılarak yok edilmiş. Bildiğin, kapatılmış yani. Sadece bu bulgudan bile
film senaryosu çıkar. Adamlar muhtemelen demişler ki, “ulan dedeler zamanında
bir halt icat etmişler ama 1000 yıl sonra tünelin ucu bombok bir yere çıktı,
acaba her şeyi silip baştan başlayabilir miyiz?” Yani Jesus Christ Superstar
müzikalinde dendiği gibi, could we start again please? Ama, yemezler canım.
Artık din denen zehir insanlığın damarlarına zerk olmuş bir kere. Muhtemelen o
tarihten sonra mutlu olmak için değil, tanrıları mutlu etmek için yaşamaya
başlamış insanlar.
Bugün
Dünya’daki fakir çoğunluğun yemeyip içmeyip 24 saat tükettiği tek ticari ürünün
din olduğu düşünülürse, girişimci dedeler başarmış; Matbaa 12 bin yıldır para
basıyor.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder