20 Aralık 2012 Perşembe

Dedelerin 12 bin yıllık zehri



Geçen gün Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe arkeolojik kazı alanıyla ilgili bir dokümanter seyrettim. 12 Bin yıl önce, daha ortada hiçbir peygamber, tapınak falan yokken,  insanlar doğadan iyice korkmaya başlamışlar ve sanırım illallah diyip din diye bir şey icat etmişler.  Daha tarım bile yapamayan avcı ve toplayıcı insanlar 7 tonluk yekpare taşları oyup, üzerlerine şekiller yaparak dairesel tapınaklar inşa etmişler. Hem bir tane de değil, onlarca adet. Kazı alanının çok küçük bir kısmı ortaya çıkarılabilmesine rağmen bulunanlar tüm antropoloji,  dinler ve inanış tarihini değiştirecek nitelikte.
İşin bu kısmı Dünyamızdaki din ve inanış mafyası tarafından ne kadar kabul görür bilemem ama, benim asıl ilgimi çeken şey Göbeklitepe’deki ana tapınağın akıbeti.
Bu icat edilen tarih öncesi din öyle kabul görmüş ki, bir süre sonra ana tapınağı ziyaret eden çevre insanları her Allahın günü yol gidip gelmekten bıkmışlar ve kendi yerleşkelerinde de ana tapınağın minyatür kopyalarını, yani bir nevi şapeller,  yaparak kendi bölgelerinde de şubeler açmışlar. Halka hizmet anlayışı o zaman başlamış sanırım; Her gün ta Göbeklitepe’ye taşınacağına, oranın esnafını zengin edeceğine,  arka sokaktaki tapınağa gidip yerel ekonomiyi canlandırsın aziz vatandaşlarımız demişler. Yani dini ticarete alet etmek bugün icat olmamış, 12 bin yıl önce atalarımız hem tapınır, hem ekmeğini yeriz bu işin diye düşünmüşler; Yemişler de… Nereye kadar? İşte zurnanın zırt dediği yer de orası zaten. Arkeologların bulguları yorumlamasına göre, tapınak inşa edildikten yaklaşık 1000 yıl sonra üzeri toprakla kapatılarak yok edilmiş. Bildiğin, kapatılmış yani. Sadece bu bulgudan bile film senaryosu çıkar. Adamlar muhtemelen demişler ki, “ulan dedeler zamanında bir halt icat etmişler ama 1000 yıl sonra tünelin ucu bombok bir yere çıktı, acaba her şeyi silip baştan başlayabilir miyiz?” Yani Jesus Christ Superstar müzikalinde dendiği gibi, could we start again please? Ama, yemezler canım. Artık din denen zehir insanlığın damarlarına zerk olmuş bir kere. Muhtemelen o tarihten sonra mutlu olmak için değil, tanrıları mutlu etmek için yaşamaya başlamış insanlar.
Bugün Dünya’daki fakir çoğunluğun yemeyip içmeyip 24 saat tükettiği tek ticari ürünün din olduğu düşünülürse, girişimci dedeler başarmış; Matbaa 12 bin yıldır para basıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder